Kendi blogunu oluştur ;)

GİZLİCAM

Artık zevk almıyorum'

Tuğba Özay, düzenlediği basın toplantısında işinden eskisi gibi zevk almadığını söyledi.

Bir model okulu açmayı planladığını anlatan Özay, 'Ben yokken, mesleğim adına büyük boşluklar oluşmuş. Benim yokluğum büyük kayıp olmuş. Bu kayıbı manken okulu ile gidermeye çalışacağım. Önümüzdeki günlerde görkemli bir defile ile jübile yapmayı düşünüyorum' dedi.
Bu Fotoğrafı Puanla : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  
   

F1 kızları yine ilgi odağı ( Spor )

1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  51  52  53  54  55  56  57  58  59  60  61  62  63  64  65 

Polat Alemdar’ı örnek alıp diplomat olsunlar

Zehra ÇENGİL


Kurtlar Vadisi’yle 5 yılda üniversitelilerden 2’nci ödülünü alan Necati Şaşmaz, “Polat aslında bir diplomat, insanlar eğer etkileniyorsa bu özelliğini örnek almalı” dedi

Kurtlar Vadisi Pusu ekibi Koç Üniversitesi öğrencilerinden Yılın En İyi Aksiyon Dizisi ödülünü aldı. Ödül töreninde en büyük ilgiyi Polat Alemdar’ı oynayan Necati Şaşmaz ile Muro karakterini canlandıran Mustafa Üstündağ gördü. Şaşmaz, öğrencilerin sorularını yanıtlarken ilginç açıklamalar yaptı.

Kurtlar Vadisi Terör neden bitti?
- Öyle olması gerekiyordu. Şiddet ve terörü o dönemde sadece biz yapmıyorduk. Başka diziler de vardı. Nedense bize öyle bir uygulama oldu. Şimdi daha tatlı bir şekilde Muro karakteri ile anlatıyoruz.

- Abdullah Çatlı’yı canlandırdığınız söyleniyor.
Bir çok isim söylendi. Bir çok isme de benzettiler ama sanırım bir çeşni durumu var. Bir çok insandan alınmış özlem duyulan bir karakter yaratıldı.

Memati’nin eroin kullanmasına nasıl bir yorum getireceksiniz?
- Memati’nin eroin kullanması bir sosyal sorumluluk projesidir. Şöyle ki, iyi bir karakteriniz uyuşturucuya zoraki bağlandırılıyor. Onun hayata dönüşünü hep beraber izliyoruz.

İnsanlar size özeniyor mu ?
- İnsanlar ’Polat’a özendim. Şöyle yaptım’ diyerek gazetelerin üçüncü sayfalarında çıktılar. Haberlerin asılsız olduğunu araştırmak için avukatlar heyet olarak bu illere gitti. Aslının olmadığını öğrendiler. O dönemler bize “şiddet” diye vurdular. Polat aslında bir diplomattır. Eğer ki insanlar etkileniyorsa diplomat olmayı da düşünmeli.

96 Saat ( Sinema )

Taken)

Canından çok sevdiği kızı Kim’in kaçırılışını, cep telefonu bağlantısında çaresiz ve hiçbir şey yapamadan, dinleyen bir babanın durumundan daha kötü ne olabilir?

Kabus gibi bu durum, eski bir gizli ajan olan Bryan’ın başına gelir. Genç kadınları satmakta uzmanlaşmış bir çetenin elinden biricik kızını kurtarmak için önünde çok kısa bir zaman dilimi vardır.

Ancak Bryan’ın önünde çözülmesi gereken ilk sorun, kendisinin Los Angeles’te, kaçırılan kızının ise Paris’te olmasıdır.

Bu büyük mesafe engelini nasıl aşacaktır? Zamana karşı yarışın galibi olabilecek midir?  vatan


  1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14 
96 Saat

Photoshop güzelleri! (


Photoshop güzelleri!
(
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21
   vatan

Bülent Ersoy’a 301 davası

Star Televizyonu’nda yayınlanan Popstar Alaturka adlı yarışma programının şubat ayında yayınlanan bir bölümünde “Oğlum olsa bile askere yollamam.

Burcu PURTUL / İSTİHBARAT


Başkalarının masa başı savaşı için evladımı harcayamam. Şehitler ölmez vatan bölünmez bunlar klişeleşmiş laflar” diyerek yaptığı yorum yüzünden Bülent Ersoy hakkında 301. Madde’den soruşma başlatıldı. Ersoy’un 9 aydan 3 yıla kadar hapsi istendi. İddianamede, Ersoy’un bu sözleri sarf ettikten sonra hiçbir şekilde pişman olduğunu belirten bir cümle kullanmamış olması ve “Sözlerimin arkasındayım” demesi davanın açılmasına gerekçe olarak gösterildi.

Yine soyunurum !'

Çıplak pozları nedeniyle kovulan ilkokul öğretmeninden ilginç açıklamalar..

Sidney kentindeki Narraweena Devlet Okulu'nda öğretmenlik yapan 24 yaşındaki Lynne Tziolas, yine kendisi gibi öğretmen olan eşi Antonios Tziolas ile birlikte Avustralya‘da yayım yapan bir kadın dergisine verdiği cüretkar fotoğraflar yüzünden okul yonetimi tarafindan işinden atıldı.

Lynne Tziolas‘in CLEO Dergisi'ne eşi ile verdiği samimi pozları gören aileler okul idaresine geçtiğimiz hafa içinde sikayette bulundular. Narraweena Devlet Okulu idaresi öğretmenleri hakkındaki şikayeti değerlendirerek genç öğretmenin okuldan atılması yönünde karar verdi.
Hakkında verilen kararın çok yanlış olduğunu söyleyen Lynne Tziolas‘a da okulda eğitim gören bazı öğrencilerin ailelerindan destek gelerek tekrar gorevinin başına dönmesi yolunda imza kampanyası başlatıldı. Antonios Tziolas ise eşinin görev yaptığı okuluna mutlaka geri dönmesi gerektigini belirterek “Biz sadece ayakta durarak poz verdik, başka bir şey yapmadık yeniden yapabilirim” dedi.

NSW Egitim Departmaı konu ile ilgili yaptığı açıklamada Lynne Tziolas hakkında ailelerden gelen sikayetler üzerine geçici bir süre için işinden uzaklaştırıldığını, konu hakkında araştırmalaının devam ettiğini belirtti.  vatan

Yalnız türbana özgürlük isteyen ikiyüzlü AKP

Sendikalar kitlesel olarak Taksim'e yürüyüşten vazgeçti.

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin de aralarında bulunduğu sendika yöneticilerinin İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Hayati Yılmaz’la yaptığı görüşmede uzlaşma çıkmadı. Bunun üzerine alınan karar çerçevesinde Şişli’de bulunan DİSK Genel Merkezi önünde sendika yöneticileri ve meslek örgütleri açıklama yaptı.

DSP’nin otobüsüne çıkan sendika yöneticileri siyasi parti milletvekilleri burada toplanan kitleye açıklama yaptı.

KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, “Bizim talebimiz meşrudur, demokratiktir. Emekçinin önünde hiçbir güç duramamıştır, bundan sonra da duramayacaktır” dedi. Tombul, Taksim’e yürümek istediklerini 31 yıl önce öldürülenleri anacaklarını ancak bunun engellediğini ifade etti. Bugün yaşananların AKP’nin ikiyüzlülüğü olarak nitelendiren Tombul, burada açıklama yapıldıktan sonra İstanbul’un çeşitli yerlerinde açıklamalar yapıp dağılacaklarını söyledi. Tombul, DİSK Genel Merkezi içine gaz bombası atılmasını kınadı. Taksim meydanına gitmek isteyenlere düşman muamelesi yapılmak istendiğini söyledi.

DİSK Genel Başkanı Çelebi ise, şu anda İstanbul’un bir hapishaneye çevrildiğini Türkiye’de 1 Mayıs kutlamalarını engellemek için akla gelen her türlü şiddet yöntemlerinin kullanıldığını belirtti. “DİSK’in Genel Merkezine tecavüz edildi. Bizim hanemize sularla gaz bombalarıyla saldırılmıştır” diyen Çelebi, bugün her türlü gaddarca insanlık dışı uygulamaların yapıldığını kaydetti. Çelebi, “AKP’nin kendisine demokrat, türban sevdalısı, yalnızca türbana özgürlük isteyen ikiyüzlülüğü ortaya çıkmıştır. Şimdi bütün alanlar Taksim, bütün Türkiye Taksim olmuştur. Tüm arkadaşlarımın mücadelesini kutluyorum” dedi. Çelebi, bugün 1886’dan bu yana gelene kadar bedeller ödediklerini 77 yılının 1 Mayıs’ında Taksim’de Kadıköy’de şehitler verdiklerini ifade ederek, “Bu mücadele ne ilk, ne son, ne de sonlandıracağız” dedi. Çelebi, “Bu hükümetin provokasyonuna alet olmamak için burada eylemi noktalıyoruz. Ancak bu hükümetten hesap soracağız” diye konuştu.

Çelebi ve Tombul’un yaptığı konuşmalar devam ederken polisin toplanan kalabalığın bazı noktalarına gaz bombalarıyla müdahale ettiği görüldü.

Türk-İş Genel Sekreteri Mustafa Tükel’in de aralarında bulunduğu yöneticiler ikinci açıklamanın yapılacağı CHP Şişli İlçe Binasının önüne gitti. DİSK önünde toplanan yaklaşık 10 bin kişi ise “Yaşasın 1 Mayıs”, “Gün gelecek, devran dönecek AKP halka hesap verecek”, “Kıyamet kopacak ayaklar baş olacak” sloganları atarak dağıldılar.

Kitle dağılırken Osmanbey’de ara sokaklarda polisin gaz bombasıyla müdahalesi devam ediyor. Dağılan gruplar ara sokaklar, Halaskargazi Caddesi’nde sloganlar atarak ara ara toplanıyorlar. Polisin Osmanbey’de bir ara sokakta yaptığı müdahalede ise bazı polislerin gaz yuttukları için hafif şekilde yaralandığı görüldü. Şişli’de 1 Mayıs gösterileri yer yer küçük toplanmalarla devam ediyor.  vatan

Ankara'da polis müdahale etti

Ankara’da Sıhhiye Meydanı’nda yapılan 1 Mayıs kutlamalarında ÖDP’li grubun arama noktasından geçişi sırasında gerginlik yaşandı. Polis, ÖDP’li gruba gaz bombası ile müdahale etti.
İstanbul’un ardından Ankara'daki 1 Mayıs kutlamalarında da gerginlik yaşanıyor.

Sıhhiye Meydanı’nda grupların alınması sırasında ÖDP’li bir grupla polis arasında gerginlik yaşandı. Gerginlik taşlı sopalı kavgaya dönüştü. Sıhhiye Meydanı’ndaki arama noktasında ÖDP’li bir grup ile polis arasında çıkan çatışmada polis gaz bombası attı. Bazı gösterici ve polisler gaz bombasından etkilendi. Bazı göstericiler yaralandı. Anons araçlarından grupların sakin olması gruplar içinde çocuklar olduğu ve gereksiz gerginliğe izin verilmemsi istendi.



Bu arada rüzgarla birlikte dağılan gaz, grubu daha da çok etkiledi. Olayların ardından kapatılan arama noktaları ise bir süre sonra tekrar açıldı ve alana girişler başladı.

Bu arada, alana girişlerin tamamlanmasından sonra miting başladı. Arama noktalarındaki tüm polisler çekildi. Kapılar açıldı ve tüm grupların alana girmesi sağlandı.

Öte yandan Sıhhiye meydanındaki cam bariyerlerin çoğu kırıldı. Gruplar arasında zaman zaman gerginliklerin yaşandığı mitingte, CnnTürk Kameramanı Cüneyt Ünal da taşlı sopalı kavga sırasında yaralandı.

AKP: Sendikacılık, kabadayılık değil

AKP: Yasak "toplumsal menfaat" gereği AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir
Mehmet Fırat, AK Parti hakkındaki kapatma davasıyla ilgili olarak,
"Bağımsız ve tarafsız hakimlerin bulunduğu, hukukun hakim olduğu bir
ülkede yaşadığımıza inanıyorum ve adalet içerisinde karar verileceği
kanısındayım" dedi.

Fırat, Bursa Büyükşehir Belediyesince restorasyonu tamamlanan tarihi
Balibey Hanı'nın açılış töreninin ardından, gazetecilerin sorularını
yanıtladı.

Bir gazetecinin kapatma davasıyla ilgili görüşlerini sorması üzerine
Fırat, bugün açılışı gerçekleştirilen Balibey Hanı'nın 500 yıllık
olduğunu belirterek, kendisini dünyanın süper gücü olarak tanımlayan
ABD'nin tarihinin 200 yıl olduğuna dikkati çekti.

Fırat, Türkiye'nin, millet olma şuuru çok gelişmiş bir ülke olduğunu
ifade ederek, "Birileri yanlış anlıyor, okumak bilgi sahibi olmak çok
güzel şey. Ama toplumsal bilinç dediğimiz ayrı bir şey. Çünkü binlerce
yılın deneyiminin toplanması çok önemli. Bu milletin bir ferdi olmak
bana çok büyük kıvanç veriyor. Bazı yerlerde moralimiz kırılabilir, ama
bu milleti arkanızda ya da yanınızda gördüğünüz zaman o azim yeniden
gelir. Ben, emekli bir hukukçuyum, hukukçuluktan istifa etmiş bir
hukukçuyum. Ama prensip itibariyle yargı sürecinin nasıl olacağını,
sonucunun ne olacağını kestirebilmek mümkün değil. Bağımsız ve tarafsız
hakimlerin bulunduğu, hukukun hakim olduğu bir ülkede yaşadığıma
inanıyorum ve adalet içerisinde karar verileceği kanısındayım" diye
konuştu.

"Kapatma davasıyla ilgili savunmada ön plana çıkardığınız başlıklar
nelerdi?" şeklindeki bir başka soruyu Fırat, "Hukuk, hukuk, hukuk"
diye yanıtladı.

-"SENDİKACILIK, KABADAYILIK YAPMAKLA EŞ ANLAMA GELMEZ"-

Dengir Mir Mehmet Fırat, bir gazetecinin, "Toplumsal bilincin bugün
Taksim'de yerine getirileceği görüşünde misiniz? Bunu toplumsal bilinç
olarak değerlendiriyor musunuz?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:
"Hayır değilim, o toplumsal bir bilinç değildir. Çünkü toplumsal
bilinç, birbirinize saygı gösterdiğiniz bir toplumu ifade eder. Eğer
genel bir kaide konulmuşsa ve siz bu genel kaidenin dışında kendinizi
farz ediyorsanız, o yanlış bir şey. Toplumsal bir menfaat vardır,
toplumun güvenliği vardır ve bunlar önceliklidir. Orada çok dar bir alan
içerisinde daha önceki kötü deneyimleri de bilerek, Allah korusun bir
vatandaşımızın tırnağı dahi koparsa bunun vicdan azabını kimsenin
çekebileceği, bu yükü kimsenin kaldırabileceği kanısında değilim.

Dolayısıyla benim için kutsal olan emeğin de insanları rahatsız eden
değil, herkesin de katılımını sağlayarak, neşe ve coşku içerisinde
kutlanması gerekir. Bu Taksim'de de Okmeydanı'nda da kırlarda da
olabilir."

Kutlamaların, devlet nerede göstermişse, nerede emniyet tedbirlerini
almışsa orada yapılması gerektiğini ifade eden Fırat, şunları kaydetti:
"Bunu devlet ile bir yarış haline getirmenin çok doğru olduğu kanısında
değilim. Eğer başka bir kuruluş Taksim'de kutlama yapmışsa, buna istisna
olarak işçilerimize 'Hayır' denilmişse, bunu kabul ederim. Ama siyasi
partiler, dernekler, vakıflar, sivil toplum kuruluşu örgütlerimiz, yani
herkes buna uymuşsa, işçilerimiz de uymak zorundadır. Sendikacılık,
kabadayılık yapmakla eş anlama gelmez. O bakımdan biz işçilerimizin,
emekçilerimizin gününü candan kutluyoruz ve huzur içinde daha nice 1
Mayıslara diyoruz."  vatan