| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

GİZLİCAM

Yazılar arşiv 08.2008 Other entries in 2008-08 resimler , videolar

Şener'in seçim kararı


'İktidarın eceli benden olacak' diyen eski Başbakan Yardımcısı ve Yeni Oluşum Hareketi Lideri Abdüllatif Şener, yerel seçimlerle ilgili kararını açıkladı.

ANKA


Eski Başbakan Yardımcısı ve Yeni Oluşum Hareketi Lideri Abdüllatif Şener, partisini 2009 yılında kuracağını ve yerel seçimlere girmeyeceğini açıkladı.

Şener, Açıköğretimliler Birliği Vakfı heyetini Çankaya’daki bürosunda kabul etti. Açıköğretimliler Birliği Vakfı heyetinin verdiği bilgiye göre, Şener, halkın Yeni Oluşum Hareketi’nin benimsendiğini ve giderek yerleşecek ve güçlenecek bir hareket olacağını kaydetti.

“İktidarın eceli benden olacak” diyen Şener, hükümetin iki seçimi bir arada yapmaya kalkmaları durumunda bunun kendilerinden korktuklarının bir işareti olacağını da belirtti.

Siyasette “boş ve ani çıkışlar yapma meraklısı olmadığını” ve bu tür yollarla güç elde etmek istemediğini vurgulayan Şener, vatandaşların yanında kimlerin olmasını istediği konusunda ise www.yeniolusumhareketi.com üzerinden anket başlattığını belirtti. Şener, şunları söyledi:

“Diğer kurulmuş partilere benzemek istemiyorum. Bu yüzden ani çıkışlar yapıp partiyi kurup ta yerel seçimlere girmeyi düşünmüyorum. Aslında yerel seçimlere girip de İstanbul’dan başlayıp bunların fiyakasını bozmak gerek ama gerek yok. Milletvekili seçimlerine girmek için teşkilat hazırlığındayız. Nasip olursa 2009 Nisan da partimizi kurmuş olacağız. Halkımız hareketimizi benimsedi.

Milletimize doğruları anlatmak için yola çıktık. Takdir milletindir. Ama öyle görünüyor ki iktidarın eceli benden olacak. Eğer iki seçimi bir arada yapma gibi bir oyuna girerlerse buda bizden korktuklarının işaretidir. Çünkü 2 yıl sonrasına yapılacak seçimleri bu kadar öne almak korkunun işaretidir. Bizde o zaman bir formül bulup seçime gireriz. Ben, bana gelenleri kovuculardan değilim. Zaten sitemizde de kimlerin yanımızda olması yönünde anket yapmaktayız.”

AKP eski Çankırı Milletteki İsmail Ericekli’nin yer aldığı ve Vakıf Mütevelli Heyeti Başkanı Muharrem Soğuksu ile Yönetim Kurulu Üyeleri Tevfik Ülger, Ayhan Çakmak, Çetin Tunçel, Sevda Bayram, Doğan Boran, Orhan Erşahin ve Selçuk Tokat’tan oluşan heyet ise Şener’e ziyaretlerinde Türkiye’deki eğitim sorunlarını ileterek, hareketinde başarı dilediler.

Katarlı ortak Sabah-atv'ye 162 trilyon yatırmış

Sabah-atv’ye yüzde 25 ile ortak olan Katarlı şirketin, Sabah-ATV’nin sahibi olan Ahmet Çalık’a ait Turkuvaz A.Ş’ye 162 milyon 333 bin YTL sermaye koyduğu belirlendi.

Sabah-atv’ye yüzde 25 ile ortak olan Katar’lı şirketin, Ahmet Çalık’a ait Turkuvaz A.Ş’ye, 162 milyon 333 bin YTL sermaye koyduğu belirlendi. Çalık Holding A.Ş. tarafından kontrol edilen Turkuvaz Radyo Televizyon Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş’nin toplam sermayesinin ise, 649 milyon 332 bin YTL olduğu açıklandı.

Gazeteport'un haberine, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Sabah-atv’ye ortak olan Katar’lı Lusail adlı şirket ile Turkuvaz A.Ş’nin yapısı, ortaklarının isimleri, açık kimlik bilgileri ve bu kişilerin Katar’da başkaca ne tür iş alanlarında faaliyet gösterdiklerini araştırmış ve TBMM’ye soru önergesi vermişti. Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan tarafından Kart’a iletilen bilgiye göre, Sabah-atv’nin sahibi Turkuvaz şirketi 29 Eylül 2005 günü "Turkuvaz Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş" adıyla kuruldu. Ancak daha sonra yapılan unvan değişikliği ile şirket "Turkuvaz Radyo TV Haberleşme ve Yayıncılık A.Ş" unvanını aldı. 649 milyon 332 bin YTL sermayesi bulunan şirketin ortaklık yapısı ise şöyle:

Ortak Sermaye miktarı YTL
Çalık Holding 214.279. 560
Lusail İnternational 162.333.000
Çalık Turizm 162.333.000
Gap Yapı 97.399.800
Ahmet Çalık 6.493.320
Serhat Albayrak 6.493.320

Öte yandan, Sabah-atv’ye ortak olan Lusail adlı şirketin, Katar’da bankacılık ve finans sektöründeki faaliyetlerine ilişkin istenen bilgiler henüz gelmedi. CHP milletvekilleri, RTÜK Yasası'nın, Radyo TV ortaklarının, ihracat, ithalat, pazarlama ve finansal alanda faaliyet göstermesini yasakladığını hatırlatarak bu konuda bilgi istemişlerdi.

Türkiye'de medya sektörüne Sabah-atv ile giren Katar’lı şirketin ismi önce 'Al Wasaeel' olarak bildirilmiş ardından, 'Lusail İnternational Media Company' olarak değiştirilmişti. Lusail adlı şirket ilk olarak açıklanan şirket adındaki karışıklığın, Arapça’dan Latince’ye çeviriden kaynaklandığını öne sürmüştü.

Lusail'in özellikle medya alanında faaliyet göstermek amacıyla Katar Yatırım İdaresi’nin bir iştiraki olarak kurulduğu belirlenmişti.

RTÜK Yasası'nın 29. Maddesi ise Türkiye’de yayın yapan radyo TV’lere ortak olacak şirketlerin üretim, yatırım, ihracat, ithalat, pazarlama ve finansal ve bankacılık alanında faaliyeti bulunmamasını öngörüyor. Katar’lı ortağın bu alanlarda faaliyeti tespit edilirse Sabah-ATV’deki hisseleri sorunlu hale gelecek.

Katar’lı ortağın, devletten, diğer kamu tüzelkişilerinden ve bunların doğrudan veya dolaylı olarak katıldıkları teşebbüs ve ortaklıklardan herhangi bir taahhüt işini kabul etmesi ve menkul kıymetler borsalarında işlem yapması da yasa gereği mümkün bulunmuyor.,kaynak,vatan

İşte yeni BMW

Alman otomobil üreticisi BMW'nin yenilenen 3 serisi Eylül ayından itibaren Avrupa ve Türkiye'de aynı anda piyasaya çıkacak.

BMW'nin yeni 3 serisi, 21 Eylül 2008'de showroomlarda boy gösterecek.

İşte yeni BMW 3 serisi...

Halen 36 bin eurodan başlayan fiyatlarla Türkiye'de satılan mevcut 3 serisinin yenilenen versiyonunun fiyatının yüzde 5-8 arası daha pahalı olması bekleniyor.

Yenilenen 3 Serisi genişleyen ve geliştirilen motor seçenekleriyle öne çıkıyor. Yeni 3 Serisi, 5 benzinli ve 5 dizel olmak üzere 10 farklı motor seçeneğiyle geniş bir yelpazeye sahip. BMW 318i ve BMW 335i'ye kadar değişen tüm versiyonlarda BMW EfficientDynamics anlayışı, Fren Enerji Sistemi, Start-Stop fonksiyonu, vites değişim noktası, otomatik hava girişleri özelliklerini sunuyor.

BMW 335i Coupé ve BMW 335i Cabrio modellerinde çift debriyajlı 7 ileri otomatik şanzıman kullanılıyor.,,kaynak,hürriyet

Mardin'den çıktı dünyaya kafa tutuyor

Eren Güler / hurriyet.com.tr
 
Mardin'den çıktı dünyaya kafa tutuyor
Pırlanta sektörü, 1 milyar dolara yaklaşan büyüklüğü ile son yıllarda değerli madenler sektörü arasında yıldızı en çok parlayanlardan.

Dünyada yüzde 5'ler seviyesinde büyümesine karşın Türkiye'de büyüme hızı yüzde 25'e dayanan sektör, önümüzdeki yılla için de gelecek vaat ediyor.

Türkiye'de pırlanta deyince ilk akla gelen markalardan biri Ariş Pırlanta. 100 yıllık bir geçmişe sahip markanın Mardin'de başlayan yolculuğu şimdi üçüncü kuşak Güzeliş ailesinin ellerinde dünyaya açılmaya hazırlanıyor. Ariş Pırlanta'nın Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş ile hem sektörü hem de şirketi konuştuk...

- Ariş'in tarihinden bahseder misinz?

Ariş yüzyıllık geçmişe sahip bir firma. 1900’lü yılların başında Mardin’de küçük bir atölye olarak kurulmuş. Bu yıllarda telkari, habbe gibi altın ürünler üretiliyordu. Pırlanta pazarına ise 1977 yılında adım attık. O zamanlar henüz sektör haline gelmemiş olan pırlanta pazarının geleceğini görerek ve bu yönde bir adım attık.

- Nereden geldi aklınıza pırlanta?

Bu konuda bana yön veren annemin isteği oldu. Şöyle söyleyeyim; annem uzun zaman pırlantalı alyans almak ister, bunu da babama sıkça dile getirirdi. Babam da kuyumcu olmasına rağmen pırlantaya boşu boşuna para verilmemesi gerektiğini söylerdi. Annemin bu isteği bende, 'madem annem bunu istiyor, bu işte bir talep, gelecek olabilir' düşüncesi oluşturdu. Böylece pırlantaya yöneldik.

- Şirketin büyümesi nasıl oldu?

1972 yılında Güzeliş adıyla kendi işletmemi kurdum. O zaman Kerim Güzeliş adı altında çalışıyorduk ve pazarın o dönemde çok kirlendiğini görünce 1984 yılında Ariş’i kurarak o pazardan ayrıldık. Ardından Nişantaşı’nda bir mağaza açarak kaliteli ve perakende satışa adım attık.

Biz Ariş’i kurarken bir dünya markası olma hedefi ile yola çıktık ancak 90’lı yılların iş potansiyeli bizi bu durumdan uzaklaştırdı. O yıllarda toptancılık cazip gelmeye başladı ve Nişantaşı’nda bulunan mağazalarımızı kapattık. Ancak 2003’ten itibaren tekrar marka olma hedeflerini gündeme taşıdık.

- Nedir hedefiniz?

Öncelikle ilk 10 yıl içerisinde iç piyasada marka sürecini tamamlayıp ikinci 10 yıl sürecinde de dünya markası olma yolunda ilerliyoruz. Dünyada mücevherde ilk on arasında yer almak ana hedefimiz./_np/0854/6150854.jpg

- Şu anda kaç mağazanız var?

Şu an İstanbul’da 1 toptan ve 2 tane de perakende mağazamız var. Bir de Antalya’da kendimize ait mağazamız bulunuyor. Ayrıca İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Sivas, Erzurum, Şanlıurfa ve Kayseri’de toplam 16 tane franchise mağaza ile hizmet veriyoruz. Bunların dışında Türkiye’nin çeşitli ilerinde 180 tane satış noktamız bulunuyor.

- Yurtdışında var mı?

Şu anda Bulgaristan’da 2 tane franchise mağazamız var. Bundan sonraki yıllarda da dünyanın önde gelen başkentlerinde mağaza açmayı hedefliyoruz.

- Yeni yatırım planlarınız var mı?

Pırlantada yurtiçinde yan sanayinin olmaması daha önce başladığımız pırlanta traşına ağırlık vermemize neden oldu. Nuruosmaniye’de açtığımız yeni genel merkez ve merkez mağaza ile yurtiçi tüketicinin yanı sıra yurt dışı tüketicinin de ziyaret etmesini sağladık. Bunun yanında yurtiçi ve yurtdışında mağazalaşmaya devam edeceğiz.

- Pırlantayı nereden getirtiyorsunuz?

Üç ülkeden. Belçika, İsrail ve Hindistan...

- Hazırladığınız koleksiyonlarınızın en temel özelliği nedir? 

En önemli özelliği özgün ve trendlerde öncü olması. Bunun yanı sıra uzun soluklu ve sürekli kullanılabilir özelliği de çok önemli.

- En çok hangi ürününüz satılıyor?

/_np/0869/6150869.jpgKlasik ürün gruplarından en çok tek taş satılıyor. Bununla beraber Ariş’e özel hazırlanan ürün grupları da çok satılıyor. Mesela kişiye özel parmak izini mücevhere dönüştürdüğümüz grup çok başarılı.

- Nedir o?

Tamamen kişiye özel tasarlanıyor. Parmak izini alıp yüzük, kolye, küpe ve gerdanlık olarak tasarladığımız mücevherata aktarıyoruz. Özellikle sevdiklerinin parmak izlerini ölümsüzleştirmek isteyenlerden çok yoğun talep geliyor. Ayrıca bu ürünün patenti de bize ait. 

- Siz e-ticarette sektörün öncülerindensiniz. İnternetten satışlarınız nasıl gidiyor?

E-ticaret konusu ülkemizde yeni yeni gelişmeye başladı ve güven konusunda halen sıkıntılar var. Söz konusu olan ürün mücevher olunca e-ticaret daha da zorlaşıyor. Tüketicilerin bu konuyu benimsemesi için zamana ihtiyaç var. Ancak her kategorideki ürünlere çok seçenekli ulaşması ve tüketici odaklı hizmet anlayışı nedeniyle sadık müşteri grubu oluştu.
 
- Ciroya olan oranı nedir

Yüzde 3 civarında.

- İnternetten en çok hangi ürünü satıyorsunuz?

Genel satış çeşidiyle paralel. Yüzükler, özellikle de pırlanta tek taşa talep var. Kişiye özel ürünler burada da öne çıkıyor.

- En çok hangi dönemlerde satışlar artıyor?

Özel günler yapılan kampanyalarla birlikte en çok hareket yaşadığımız dönemler. Sevgililer günü, anneler günü, yılbaşı, babalar günü gibi dönemlerde kampanyalarla birlikte satışlarımız da artıyor.,kaynak,hürriyet

 
 

6 ayda 7.5 milyar dolar yabancı sermaye geldi

TÜRKİYE’ye doğrudan uluslararası yatırım girişi haziran ayında 1 milyar 245 milyon dolar olarak belirlendi. 2008 yılı ocak-haziran döneminde net doğrudan uluslararası yatırım girişi, 7 milyar 587 milyon dolar oldu. Uluslararası doğrudan yatırım girişleri kaleminde yer alan sermaye girişi 2008’in ilk altı ayında toplam 6 milyar 63 milyon dolara ulaştı.,kaynak,hürriyet

Şekerbank’ın 6 aylık kárı 86.3 milyon YTL

ŞEKERBANK ilk altı ayda 86 milyon 295 bin YTL net kár etti. Bankanın net kárı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39 arttı. Aktiflerinin büyüklüğü yüzde 20 artışla 7 milyar 306 milyon YTL’ye ulaşan bankanın, özkaynak büyüklüğü de yüzde 1.33 artış göstererek 876 milyon 311 bin YTL’ye yükseldi. Mevduat toplamı 4 milyar 614 milyon YTL’ye ulaşan Şekerbank’ın kullandırdığı kredi miktarı 4 milyar 428 milyon YTL’ye, yıllık bazda net faiz gelirleri de yüzde 47.10 artışla 280 milyon 833 bin YTL’ye ulaştı. Şekerbank Genel Müdürü Meriç Uluşahin, "2010 yılında Türkiye’nin ilk 10 özel bankası içinde olma yolunda hızlı ve emin adımlarla ilerliyoruz" dedi.,kaynak,hürriyet

Olimpiyat meşalesini yaktı, serveti 30 milyon dolar arttı

Pekin Olimpiyatları’nın açılış töreninde meşaleyi yakan eski Çinli jimnastikçi ve işadamı Li Ning, şirketinin hisseleri, hızlı değer kazanınca servetini 30 milyon dolar artırdı.

Geçen cuma günkü açılış töreninde muhteşem bir gösteriyle meşaleyi yakarak, artık bütün dünyanın tanıdığı bir isim haline gelen 44 yaşındaki Li Ning’in spor giyim firması Li Ning Co. Ltd şirketinin küresel çapta tanınacağı umuduyla, yatırımcılar, şirketin hisselerini kapıştılar.

Hisseleri yüzde 5 arttı

Her ne kadar Li Ning’in firmasının satışlarının artması zor gibi gözükse bile, firmasının hisseleri dün Hong Kong borsasında yüzde 5 değer kazanarak hisse başına 18.50 dolara çıktı. Böylece 1984 Los Angeles Olimpiyat Oyunları’nda 6 madalya kazanan Li Ning’in şirketinin hisseleri 30 milyon dolar değer kazandı. 2018 yılına kadar dünyanın en büyük beş spor markasından biri olmayı hedefleyen Li Ning firması, olimpiyatlara katılan Çin, İspanya ve İsveç takımlarının spor giyimlerini sağlıyor.

Nike’ın logosuna benziyor

Şirketin logosu Nike firmasının logosuna benzese bile, firma logonun Li Ning’in adının baş harfini ve onun jimnastikteki dinamizmini temsil ettiğini savunuyor. Li Ning’in sloganı "anything is possible" ise Adidas firmasının "impossible is nothing" sloganını çağrıştırıyor. Li Ning’in şirketi, Çin spor giyim piyasasında yüzde 10.5 paya sahip.,kaynak,hürriyet

FT: OPEC ülkeleri petrolde 1.2 trilyon dolarla rekor kıracak

 
 
 
 
FT: OPEC ülkeleri petrolde 1.2 trilyon dolarla rekor kıracak
Financial Times (FT) gazetesi, OPEC üyesi ülkelerin bu yılın ilk yarısındaki gelirlerinin, geçen yılın tümüne yaklaştığına dikkat çekerek yüksek gelirlerin, harcamalarda büyük bir artışa neden olduğunu vurguladı.

Gazete, "Mevcut tempo ile OPEC ülkeleri bu yıl yeni bir rekor olan 1.24 trilyon dolarlık gelir elde edecek" diye yazdı.

YÜKSEK petrol fiyatları sayesinde üretici ülkelerin gelirleri bu yıl yeni rekorlar kıracak. Financial Times (FT) gazetesi, OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyesi ülkelerinin bu yılın ilk yarısında adeta geçen yılın tümü kadar para kazandığını, yüksek gelirin bu ülkelerin harcamalarında büyük bir artışa neden olduğunu belirtti. Gazete, "Mevcut tempo ile OPEC ülkeleri bu yıl yeni bir rekor olan 1.24 trilyon dolarlık gelir elde edecek" diye yazdı. Financial Times, "Petrol fiyatları yükselirken OPEC gelirleri rekor düzeyine çıktı" başlıklı haberinde "OPEC ülkeleri, rekor petrol fiyatları ve rekor üretimin sayesinde bu yılın ilk yarısında geçen yılın tümü kadar para kazanarak harcamalarında büyük bir artışa neden oldu" değerlendirmesini yaptı.

6 ayda yıllık gelir

ABD Enerji Bakanlığı’na dayanarak Suudi Arabistan’ın liderliğindeki OPEC üyelerinin bu yılın ilk yarısında 645 milyar dolarlık gelir elde ettiğini, bunun geçen yılın tümünde sağlanan rekor 671 milyar dolara çok yaklaştığını belirten gazete, "Mevcut tempo ile Opec ülkeleri, bu yıl yeni bir rekor olan 1.24 trilyon dolarlık gelir elde edecek" diye yazdı. Financial Times, petrol fiyatlarında son günlerde meydana gelen yüzde 20’lik düşüşün, üretim artışı ile telafi edileceği için gelirleri pek etkilemeyeceğini de kaydetti.

İthalat yüzde 40 arttı

Gazete, OPEC ülkelerinin ithalatının geçen yıla göre yüzde 40’a kadar arttığına işaret etti. Gazeteye konuşan Deutsche Bankası yetkilisi Binky Chadha da, petrol ihraç eden ülkelerin artan ithal harcamalarının en çok Asya’daki yükselen piyasaların yararlandığını söylerken de bu ülkelerin, petrol fiyatları artışını, petrol üreten ülkelere yaptıkları ihracattaki büyüme ile telafi ettiklerine dikkat çekti. Financial Times de, Çin’in, 1999 yılında yüzde 4 olan, petrol ihraç eden ülkelerin harcamalarındaki payının yüzde 11’e çıktığına işaret ederken ABD’nin payının ise aynı süre içerisinde yüzde 12’den yüzde 7.5’e gerilediğini kaydetti.

OPEC’den üyelerine ’üretimde kotalara sadık kalın’ uyarısı

PETROL İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Başkanı Şekip Halil, üye ülkelerin, örgüt tarafından belirlenen üretim miktarlarına bağlı kalması gerektiğini söyledi. Halil, İran Petrol Bakanlığı’nın haber ajansı Shana’da yer alan açıklamasında, Irak ve OPEC’e yeni katılan üyeler dışında, diğer üyelerin daha önce kararlaştırılan kota çerçevesinde üretim yapması gerektiğini ifade etti. OPEC’in üretim hedefi şemsiyesine dahil olan 12 ülkenin günlük 30.20 milyon varil petrol pompalaması gerekirken, üye ülkeler toplamda gayri resmi hedefin günlük 500 bin varil üzerinde kalıyorlar.

Gürcistan korkusu ile petrol, 116 doları gördü

GÜRCİSTAN ve Rusya arasındaki çatışmanın Hazar bölgesindeki petrol ihracatını olumsuz etkileyebileceği kaygıları ile petrol fiyatı 1 dolardan fazla artarak 116 doların üzerine çıktı. ABD ham petrolünün varil fiyatı eylül ayı teslimi 1.46 dolar artarak 116.66 dolara, Londra Brent tipi ham petrolün varil fiyatı da 1.45 dolar artışla 114.78 dolara yükseldi. Commenwealth Bank yetkilisi David Moore, "Petrolün yükselmesinde ana etken Gürcistan’daki askeri çatışma" dedi. Uzmanlar, diğer para birimleri karşısında son altı aydaki en yüksek seviyesine ulaşan ABD dolarındaki artışın petrol fiyatının daha fazla artmasını engellediğini vurguladılar.,kaynak,hürriyet

Görsellik’ için 2 bin otobüs şoförüne bıyık yasağı geldi

 
 
Alper YOLDAŞ
 
’Görsellik’ için 2 bin otobüs şoförüne bıyık yasağı geldi
Ulusoy’un 15 yıl, Varan’ın 10 yıl önce devreye aldığı "otobüs şoförüne bıyık yasak" uygulaması, 800 otobüsle hizmet veren Metro Turizm’de de başladı.

Metro Turizm, bünyesindeki 2 bin şoföre, ’bıyık yasak’ dedi. Metro’yla bu uygulamanın canlanması, akıllara Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç’un, "Sakallı-bıyıklıyı işe almam" sözlerine Başbakan Erdoğan’ın gösterdiği tepkiyi getirdi.

ŞEHİRLERARASI yolcu taşımacılığı yapan firmalar arasındaki rekabet otobüs şoförlerinin bıyığını yeniden gündeme getirdi. Metro Turizm, 800 otobüste görev yapan yaklaşık 2 bin şoför için ’bıyık yasağı’ getirerek, sektörde Varan ve Ulusoy’dan sonra bu uygulamayı yapan üçüncü firma oldu. Otobüs şoförlerine uygulanan bu yasak, akıllara Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç arasında yaşanan ’sakal ve bıyık’ polemiğini getirdi. Rahmi Koç’un, "bıyıklı ve sakallı olanları çalıştırmam" sözlerini Başbakan Erdoğan "ilkel ve ayrımcı" olarak nitelendirmişti.

Görsellik için yasak

Metro Turizm Genel Müdürü Sinan Solok, görselliğe yönelik olarak bıyık yasağı uygulamasını başlattıklarını belirterek, "Müşterilerimizden bıyık konusunda bir talep gelmedi. Ancak hizmet sektöründe faaliyet gösteriyoruz. İşimizde iyi olmak ve rekabetin yoğun olduğu ortamda farklılıkk yaratmaya çalışıyoruz" dedi. Otobüs şoförlerinin sürekli müşterilerle iç içe olan kişiler olduğunu söyleyen Solok, "İnsanlara en iyi ve kaliteli hizmeti sağlıklı olarak vermek istiyoruz. 2-3 ay önce otobüs şoförleri için bıyık yasağı getirdik ve bugüne kadar onlara süre tanıdık. Böylece, daha önce otobüste görev yapan hostlarımız için geçerli olan bıyık yasağına da şoförlerimize de dahil etmiş olduk" diye konuştu.

Askerde kesmiyor musunuz

Solok, çalışma hayatında kılık kıyafet, saç ve sakalın düzgün olmasının çok önemli olduğunun altını çizerek, şöyle konuştu: "800 araçlık bir filomuz ve 2 bine yakına şoförümüzle birlikte 7 bin çalışana sahip bir şirketiz. Buna bir standart getirmek zorundaydık. Çalışanlardan genel olarak olumsuz bir büyük tepki görmedik. Birkaç şoför bıyığına kesmek yerine görevinden ayrılmayı tercih etti. Askere gittiğimizde, saçınız, sakalınız ve bıyığınızı kesmiyor musunuz? Çoğunluğun oldu yerde belli bir disiplin gerekiyor. Bizim ki de böyle bir uygulama."

Hacıya da sakal yasak

Şirket kurallarının bütün çalışanlar için geçerli olduğunu vurgulayan Solok, "Sakal ve bıyık yasağı, ’hacı olan çalışanlarımızı kapsamıyor’ diye birşey söz konusu olamaz. Ancak bıyık yasağı idari çalışanlarımız için geçerli değil. Bu yasak doğrudan müşterilerimizle temas halinde olan terminal ve otobüslerde görev yapan çalışanlarımız için geçerli" diye konuştu.

Bıyık, kamyon ile otobüs şoförünü ayırıyor

TÜRKİYE Otobüsçüler Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı ve Ulusoy Turizm Genel Müdürü Mustafa Yıldırım ise, bıyık bırakmanın kamyon ile otobüs şoförünü ayıran bir özellik olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Ulusoy Turizm olarak Yılmaz Ulusoy’un isteğiyle 15 yıldır şoförlerimiz için bıyık yasağı uyguluyoruz. Sektörde bu uygulamayı başlatan ilk şirketiz. Hizmet sektöründe faaliyet gösteriyoruz ve bıyıksız çalışanlarımız daha çağdaş ve modern bir görünüm sergiliyor. Turizm ülkesi olarak bu tip uygulamalara önem vermeliyiz. Bazıları bıyık bırakmayı erkeklik göstergesi kabul edebilir. Ancak bizim için bıyık kamyon ile otobüs şoförünü ayıran önemli bir özeliktir."

Varan: 200 kaptan şoförümüz bıyıksız

VARAN Turizm Genel Müdür Yardımcısı Bertan Söğüt, 10 yılı aşkın süredir otobüs şoförleri için sakalı ve bıyık yasağı uyguladıklarına işaret ederek, "Terminal ve otobüs içinde çalışan ve müşterilerimizle doğrudan temas içinde olan bütün çalışanlarımız için bu yasak geçerli. 200 civarındaki otobüs kaptanımızın bıyığı veya sakalı bulunmuyor" diye konuştu.,kaynak,hürriyet

Kredi kartında kriz yaşanmaz Türkiye asla Güney Kore olmaz

 
Kredi kartında kriz yaşanmaz Türkiye asla Güney Kore olmaz
ABD’nin önde gelen gazetelerinden The New York Times’ın, pazar günkü sayısında borçlanma ve dünya ekonomisine ayırdığı sayfalarda Türkiye’deki kredi kartı pazarını batık oranlarının yüzde 28’i bulduğu Güney Kore’ye benzeterek, kriz uyarısı yapmasına Türk bankacılık sektöründen itiraz geldi.

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) konuyla ilgili bir açıklama yaparak, "Türk kartlı ödeme sektöründe bir kriz riski yok" derken, sorunlu kredi kartı alacaklarındaki düşüşe dikkat çekti. Türkiye’nin Güney Kore ile karşılaştırılmasının doğru olmadığını savunan BKM Genel Müdürü Sertaç Özinal, "Değil Güney Kore, bu konuda Avrupa ve Amerika’dan da iyiyiz. Sorunlu alacaklarının oranının ABD’de yüzde 10’larda, Avrupa’da yüzde 8’lerde olduğunu biliyoruz" diye konuştu.

Yapı güçlü, denetim etkin

Türkiye’nin gerek 2006 yılında yürürlüğe giren düzenlemeler, gerekse Türk bankalarının güçlü finansal yapıları ve etkin denetim mekanizmaları ile, herhangi bir kriz riski taşımadığını söyleyen Sertaç Özinal, şöyle dedi: "Türkiye’nin hiçbir zaman Güney Kore ile kıyaslanamamaz. Geçtiğimiz yıllarda Asya ve Amerika’da yaşanan çeşitli kredi kartı krizlerinin ardından, Türk kartı ödeme sektöründeki güçlü finansal yapı, mevcut yasal düzenlemeler ve sağlıklı işleyiş yabancı bankaların da dikkatini çekti, Türkiye’ye yönelmelerini sağladı, sektör büyümeye devam etti.",kaynak,,hürriyet

Sorunlu kart düştü

Türkiye’de geçen yıla göre kredi kartı sayısının yüzde 17 artış gösterdiğini hatırlatan Özinal, şu değerlendirmeyi yaptı: "Kredi kartı sayısı Haziran 2008 itibarı ile 40 milyon adede ulaştı. Kredi kartı sayısındaki hızlı artışa rağmen, kredi kartı alacakları içerisinde sorunlu kredi kartı oranının da aynı hızla düşüş gösterdi. Avrupa, Amerika ve Asya’daki gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, kredi kartı alacaklarının içerisinde sorunlu kredi kartı oranı yüzde 10 ve üzerinde ortalamalara sahipken, Türkiye’de bu oran 2007 yılı Ocak ayı itibarı ile yüzde 8.01’den, Mayıs 2008 itibarı ile yüzde 6.18’e geriledi." Sertaç Özinal, New York Times makalesinde de belirtildiği gibi, Türk bankalarının kredi kartları konusundaki yaratıcı uygulamalarının, tüm dünyada bir başarı hikayesi olarak tanımlandığı ve bir model olarak ele alındığını sözlerine ekledi.

ABD’linin borcu 5.550 dolarken bizimki 639 dolar

BKM Genel Müdürü Sertaç Özinal, ABD’deki kredi kartı başına düşen borç oranını Türkiye ile de kıyaslayarak, şu verilere dikkat çekti: "Amerika’da kredi kartı başına düşen borç tutarı 5 bin 550 dolarken, Türkiye’de bu tutar 639 dolar. Bu veriler, Türk kartlı ödeme sektöründe her hangi bir kriz riskini değil, güveni ve güçlü yapıyı işaret ediyor."