Pırlanta sektörü, 1 milyar dolara yaklaşan büyüklüğü ile son
yıllarda değerli madenler sektörü arasında yıldızı en çok
parlayanlardan.
Dünyada yüzde 5'ler seviyesinde büyümesine karşın Türkiye'de büyüme
hızı yüzde 25'e dayanan sektör, önümüzdeki yılla için de gelecek vaat
ediyor.
Türkiye'de pırlanta deyince ilk akla gelen markalardan biri Ariş
Pırlanta. 100 yıllık bir geçmişe sahip markanın Mardin'de başlayan
yolculuğu şimdi üçüncü kuşak Güzeliş ailesinin ellerinde dünyaya
açılmaya hazırlanıyor. Ariş Pırlanta'nın Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş ile hem sektörü hem de şirketi konuştuk...
- Ariş'in tarihinden bahseder misinz?
Ariş yüzyıllık geçmişe sahip bir firma. 1900’lü yılların başında
Mardin’de küçük bir atölye olarak kurulmuş. Bu yıllarda telkari, habbe
gibi altın ürünler üretiliyordu. Pırlanta pazarına ise 1977 yılında
adım attık. O zamanlar henüz sektör haline gelmemiş olan pırlanta
pazarının geleceğini görerek ve bu yönde bir adım attık.
- Nereden geldi aklınıza pırlanta?
Bu konuda bana yön veren annemin isteği oldu. Şöyle söyleyeyim;
annem uzun zaman pırlantalı alyans almak ister, bunu da babama sıkça
dile getirirdi. Babam da kuyumcu olmasına rağmen pırlantaya boşu boşuna
para verilmemesi gerektiğini söylerdi. Annemin bu isteği
bende, 'madem annem bunu istiyor, bu işte bir talep, gelecek olabilir'
düşüncesi oluşturdu. Böylece pırlantaya yöneldik.
- Şirketin büyümesi nasıl oldu?
1972 yılında Güzeliş adıyla kendi işletmemi kurdum. O zaman Kerim
Güzeliş adı altında çalışıyorduk ve pazarın o dönemde çok kirlendiğini
görünce 1984 yılında Ariş’i kurarak o pazardan ayrıldık. Ardından
Nişantaşı’nda bir mağaza açarak kaliteli ve perakende satışa adım attık.
Biz Ariş’i kurarken bir dünya markası olma hedefi ile yola çıktık
ancak 90’lı yılların iş potansiyeli bizi bu durumdan uzaklaştırdı. O
yıllarda toptancılık cazip gelmeye başladı ve Nişantaşı’nda bulunan
mağazalarımızı kapattık. Ancak 2003’ten itibaren tekrar marka olma
hedeflerini gündeme taşıdık.
- Nedir hedefiniz?
Öncelikle ilk 10 yıl içerisinde iç piyasada marka sürecini
tamamlayıp ikinci 10 yıl sürecinde de dünya markası olma yolunda
ilerliyoruz. Dünyada mücevherde ilk on arasında yer almak ana hedefimiz.
- Şu anda kaç mağazanız var?
Şu an İstanbul’da 1 toptan ve 2 tane de perakende mağazamız var. Bir de Antalya’da kendimize ait mağazamız bulunuyor. Ayrıca İstanbul, İzmir, Ankara,
Bursa, Sivas, Erzurum, Şanlıurfa ve Kayseri’de toplam 16 tane franchise
mağaza ile hizmet veriyoruz. Bunların dışında Türkiye’nin çeşitli
ilerinde 180 tane satış noktamız bulunuyor.
- Yurtdışında var mı?
Şu anda Bulgaristan’da 2 tane franchise mağazamız var. Bundan sonraki yıllarda da dünyanın önde gelen başkentlerinde mağaza açmayı hedefliyoruz.
- Yeni yatırım planlarınız var mı?
Pırlantada yurtiçinde yan sanayinin olmaması daha önce başladığımız
pırlanta traşına ağırlık vermemize neden oldu. Nuruosmaniye’de
açtığımız yeni genel merkez ve merkez mağaza ile yurtiçi tüketicinin
yanı sıra yurt dışı tüketicinin de ziyaret etmesini sağladık. Bunun yanında yurtiçi ve yurtdışında mağazalaşmaya devam edeceğiz.
- Pırlantayı nereden getirtiyorsunuz?
Üç ülkeden. Belçika, İsrail ve Hindistan...
- Hazırladığınız koleksiyonlarınızın en temel özelliği nedir?
En önemli özelliği özgün ve trendlerde öncü olması. Bunun yanı sıra
uzun soluklu ve sürekli kullanılabilir özelliği de çok önemli.
- En çok hangi ürününüz satılıyor?
Klasik ürün gruplarından en çok tek taş satılıyor.
Bununla beraber Ariş’e özel hazırlanan ürün grupları da çok satılıyor.
Mesela kişiye özel parmak izini mücevhere dönüştürdüğümüz grup çok
başarılı.
- Nedir o?
Tamamen kişiye özel tasarlanıyor. Parmak izini alıp yüzük, kolye,
küpe ve gerdanlık olarak tasarladığımız mücevherata aktarıyoruz.
Özellikle sevdiklerinin parmak izlerini ölümsüzleştirmek isteyenlerden
çok yoğun talep geliyor. Ayrıca bu ürünün patenti de bize ait.
- Siz e-ticarette sektörün öncülerindensiniz. İnternetten satışlarınız nasıl gidiyor?
E-ticaret konusu ülkemizde yeni yeni gelişmeye başladı ve güven
konusunda halen sıkıntılar var. Söz konusu olan ürün mücevher olunca
e-ticaret daha da zorlaşıyor. Tüketicilerin bu konuyu benimsemesi için
zamana ihtiyaç var. Ancak her kategorideki ürünlere çok seçenekli
ulaşması ve tüketici odaklı hizmet anlayışı nedeniyle sadık müşteri
grubu oluştu.
- Ciroya olan oranı nedir
Yüzde 3 civarında.
- İnternetten en çok hangi ürünü satıyorsunuz?
Genel satış çeşidiyle paralel. Yüzükler, özellikle de pırlanta tek taşa talep var. Kişiye özel ürünler burada da öne çıkıyor.
- En çok hangi dönemlerde satışlar artıyor?
Özel günler yapılan kampanyalarla birlikte en çok hareket
yaşadığımız dönemler. Sevgililer günü, anneler günü, yılbaşı, babalar
günü gibi dönemlerde kampanyalarla birlikte satışlarımız da artıyor.,kaynak,hürriyet
|