Kredi
krizinin yabancı bankalara faturası her geçen gün kabarıyor. Yatırım
bankası Goldman Sachs, Avrupa bankalarının kredi piyasalarındaki düşüş
ortamında finansal rasyolarını koruyabilmesi için 60 ila 90 milyar
euroya ihtiyaç duyabileceğini açıkladı
ABD’de ortaya çıkan kredi
krizi Avrupalı bankaları da olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs, Avrupa bankalarının kredi
piyasalarındaki düşüş ortamında finansal rasyolarını cari seviyelerde
tutubilmek için 60-90 milyar euroya ihtiyaç duyabileceğini açıkladı.
Banka yatırımcıları için iki ana endişe kaynağı olduğuna dikkat çekilen
Goldman Sachs’ın raporunda, “Bunlar düzenleyici baskılar ve Avrupa
kredi döngüsündeki keskin dönüş. Düzenleyici baskılara ek olarak kredi
kayıplarının 1990’ların başındaki seviyelere dönmesi halinde bankaların
sermaye ihtiyacı 90 milyar euroyu bulabilir” denildi. Mortgage krizi
nedeniyle bugüne kadar toplam 38 milyar dolar zarar yazan İsviçreli
bankacılık devi UBS, yılın ikinci çeyreğinde, yeni bir büyük zarardan,
büyük vergi kredisiyle kurtulacağını tahmin ettiğini bildirdi.
UBS,
ikinci çeyreği başabaş veya hafif zararla kapatmayı umduğunu ve buna
2.96 milyar dolarlık vergi kredisinin katkısının olacağını belirtti.
Moody’s’in dün kredi notunu düşürdüğü UBS, piyasaların daha da
kötüleşmesinin yatırım bankacılığı bölümünün daha önce açıklanan riskli
pozisyonlarında değer düşüklükleri yazılmasına ve zarara yol açtığına
dikkat çekti. UBS’in 2.5-7.5 milyar dolar daha zarar yazacağı ve yeni
sermaye artırımına ihtiyacı olacağı söyleniyordu.
Kriz en çok UBS’i vurdu
Kurum Zarar (milyar dolar)
UBS 38
Merrill Lynch 25.1
Citigroup 23.9
HSBC 12.4
Morgan Stanley 11.7
IKB Deutsche 9
Bank of America 8.2
Deutsche Bank 7.4
Credit Agricole 6.5
Credit Suisse 6.3
Washington Mutual 5.8
JPMorgan Chase 5
Wachovia 4.9
Akbank,
bankacılık sektöründe Web TV hizmetini başlattı. Akbank’tan yapılan
yazılı açıklamada, Akbank’ın bankacılık sektöründe Web TV hizmetini
başlatan “ilk” banka olduğu bildirildi. Akbank müşterileri,
“www.akbank.com” adresinde dolaşırken ya da internet şubesinden işlem
yaparken ekonomi ve finansla ilgili ünlü isimlerin katıldığı TV
programlarını da izleyebilecekler
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Dengir Mir Mehmet Fırat’a sert tepki gösterdi
MHP
Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir
Mehmet Fırat’a sert tepki gösterdi. Fırat’ın açıklamalarının her
yönüyle yüz karası ve utanç vesilesi olduğunu ifade eden Bahçeli,
“Burada temel sakatlık bugünkü krizle cumhuriyetin başlangıç yılları
arasında kurulmaya zorlanan sebep sonuç ilişkisidir. En büyük özelliği
söylediklerini sıkışınca inkar eden bir siyaset anlayışının temsilcisi
olan bu kafanın bu yöndeki çabaları çirkin yüzlerini artık
saklayamayacaktır.”diye konuştu. Başbakan Erdoğan’ın kapatma davasının
açılmasının ardından sergilediği profilin, demokrasi, milli irade ve
rejim derdine değil kendi derdine düşmüş bir siyasetçinin görüntüsü
olduğunu belirten Bahçeli, “Başbakan Erdoğan esmiş, gürlemiş ancak
bunun arkasından tek damla yağmur gelmemiştir” dedi.
MHP Genel
Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısında son siyasi
ve ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Yaşanan yüksek ateşli ve
gerilimli kriz ortamının tehlikeli bir mecrada giderek ağırlaşmakta
olduğunu, bunun Türkiye’ye çok ciddi bir siyasi ve toplumsal fatura
çıkaracağını ifade eden Bahçeli, “sorumlu ve basiretli siyasetin yerini
küçük hesaplara dayalı bulanık suda balık avlama siyaseti almıştır.”
dedi. Yaşanan süreçte, TBMM’nin gelişmeleri seyirci gibi izlemekle
yetindiği eleştirisinde bulunan Bahçeli, “Türkiye Büyük Millet Meclisi,
adeta kaderci bir anlayışla bu konuda tam bir atalet içine girmiştir.
Siyasi diyalog kanalları açılamamış, demokratik rejimin geleceği şahsi
hesapların ve ihtirasların ipoteği altına sokulmuştur” diye konuştu.
“AKIL TUTULMASI DEĞİL VİCDAN TUTULMASI”Bahçeli,
grup konuşmasında TÜSİAD’ın konvansiyon önerisini de eleştirdi.
Türkiye’nin bugün çok büyük tehlikelere açık, çok ciddi bir bunalımla
karşı karşıya olduğunu ifade eden Bahçeli, sivil toplum örgütlerinin
krizden çıkış sürecine doğru tespit ve teşhislere dayalı bir
değerlendirme yaparak katkıda bulunabileceklerini ifade eden Bahçeli,
şunları söyledi:
“Bu yapılmaksızın siyaset sahnesinde
yaşananların adı doğru konulmaksızın, bunları ‘kör döğüş’ olarak
nitelendirmenin ve sorumluluk açısından muhataplarını açıkça
belirtmeden birçok siyasetçinin vahim bir ‘akıl tutulması’ yaşadığını
söyleyerek anonim ve toptancı suçlamalarda bulunmanın, ‘fikri namus ve
vicdan tutulması’ olacağı unutulmamalıdır. Bugün yaşananların baş
sorumlusu olan Başbakan’ı ve hükümetini adres göstermeden, muhatabı
belirsiz ortalama suçlamalarla sorumluluğu herkese seyyanen paylaştıran
bir yaklaşım, krizden çıkışa hiçbir katkıda bulunamayacağı gibi bunun
ciddiye alınması da herhalde beklenemeyecektir.”
Bugüne kadar
şahsi ve kurumsal çıkar hesaplarıyla Türkiye’nin her alanda adım adım
bir çöküntü ve kriz ortamına sürüklenmesine ses çıkarmayanların şimdi
yapmaları gerekenin dürüst ve namuslu bir vicdan muhasebesi olduğunu
ifade eden Bahçeli, Türkiye’nin en geniş uzlaşma ile anayasanın
yenilenmesine ihtiyacı olduğunu ancak bunun siyasi istikrarın hüküm
sürdüğü bir ortamda yapılabileceğini söyledi. Bugün yaşanan kriz
ortamında kapsamlı bir anayasa değişikliği için vazgeçilmez ön şart
olan siyasi istikrardan bahsedilemeyeceğini söyleyen Bahçeli, “hal
böyle iken siyasal ve toplumsal mutabakatı sağlamak için ilk adım
olarak anayasa değişikliği önerisiyle ortaya çıkmak ve bunun için ABD
ve AB’den alınan ve Türkiye’nin bünyesine yabancı konvansiyon
modellerini tartışmaya açmak olsa olsa basiret ve öngörü tutulması
olarak görülecektir. Bu konuda kuruluş amaçları ve faaliyet alanları
dışında hiçbir kurum ve kuruluşun kendisine özel misyon biçmeye
çalışmasının ve kendisini yasama erki yerine koymasının meşru bir
temeli olmayacağı unutulmamalıdır” diye konuştu.
“BAŞBAKAN KENDİ DERDİNE DÜŞTÜ”Yaşanan
çıkmazın en büyük sorumlusunun Başbakan olduğunu belirten Bahçeli,
Erdoğan’ın vakit çok geç olmadan ülkesini ve milletini şahsi ve parti
hesaplarının önünde tutan bir durum değerlendirmesi yapması gerektiğini
söyledi. Milli irade ile yargıyı karşı karşıya getirmenin hiç kimseye
fayda sağlamayacağını kaydeden Bahçeli, Erdoğan’a şu sözlerle yüklendi:
“Başbakan’ın
bu süreçte sergilediği profil, demokrasi, milli irade ve rejim derdine
değil, kendi derdine düşmüş bir siyasetçinin görüntüsüdür. Başbakan
Türkiye’nin geleceğini değil kendi siyasi geleceğini kurtarmak ve ne
pahasına olursa olsun dokunulmazlık zırhına bir şekilde tutunmak için
çırpınmaktadır. Bu uğurda Türkiye’yi, demokratik rejimi ve partisi feda
etmeye hazırdır. Bağımsız aday olma arayışlarına girilmesinin
arkasında, kendi kurtarma psikolojisi yatmaktadır. Başbakan’ın hazır
olduğunu söylediği alternatif planların tümü, kendisini kurtarmayı
amaçlamaktadır. Krizden çıkış arayışlarında kendisini kurtaracak
dokunulmazlık kapısı yoksa, Başbakan da bu çabalarda yoktur. Başbakan
bunun kendisine hayır getirmeyeceğini, demokrasi dışı zorlamaların
Türkiye’ye büyük bir kötülük olacağını artık idrak
etmelidir.Türkiye’nin ihtiyacı olan Başbakan’ın oyun planı değil,
demokrasinin kurtuluş planıdır.”
“ERDOĞAN ESTİ GÜRLEDİ ANCAK YAĞMADI”
Bahçeli,
Başbakan Erdoğan’ın yaşanan süreçte Meclis’in iradesine ipotek koymanın
milli iradeye tavır almak olduğunu söylediğini ancak Meclis’in hangi
somut adımları atması gerektiği konusunda sessiz kaldığını da ifade
ederek “Başbakan Erdoğan esmiş ve gürlemiş ancak bunun arkasından tek
damla yağmur gelmemiştir. İçi boş bir milli irade edebiyatı yapan
Başbakan, kendi tanımıyla kabul edilemez olan milli iradeye müdahale
karşısında, 340 kişilik meclis çoğunluğuyla ne yapacağını açıkta
bırakmış ve bu konuda somut ve kararlı bir tavır alma cesaretini
gösteremeyerek milletin emanetinden ve bunun korunmasından ne
anladığını bir kere daha gözler önüne sermiştir” dedi.
SENARYOLARI DEĞERLENDİRDİ: EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMAYABİLİR
Devlet
Bahçeli grup konuşmasında, AKP’nin kapatma davasının ardından gündeme
gelen senaryoları da değerlendirdi. Senaryoların bir bölümünün AKP
kaynaklı olduğunu belirten Bahçeli, “evdeki hesabın her zaman çarşıya
uymayabileceği” uyarısında bulundu. Siyasetin en kötü durum senaryosuna
şimdiden hazırlıklı olması gerektiğini belirten Bahçeli, şöyle konuştu:
“Sert
fırtınaların eseceği böylesine kaygan bir zeminde, bu konularda önceden
yapılan planların sorunsuz biçimde uygulamaya konulmasında bazı
güçlüklerle karşılaşılması çok muhtemeldir. Kapatılan bir siyasi
partinin devamı niteliğinde yeni parti kurulamayacağını amir Anayasa
hükmü de bu süreçte hesaba katılması gerekecek bir hukuk süzgecidir.
AKP’nin kapatılması halinde bundan sonra başlatılacak yeni bir parti
çatısı altında toplanma süreci, bu açıdan hukuki sorunları beraberinde
getirebilecektir. Yasak kapsamı dışında kalacak milletvekillerinin yeni
partiye topluca katılmaları, yapılacak bir erken genel seçimde topluca
aday olmaları ve bu yeni parti oluşumunun yasaklı başbakan tarafından
yönlendirilmesi yeni bir kapatma davası için hukuki karine
olabilecektir. Fiil ve eylemleriyle partisinin kapatılmasına neden olan
ve siyasi yasaklı olarak beş yıl süreyle başka bir partinin üyesi ve
yöneticisi olamayacak bir kişinin, bağımsız aday olarak yeniden
Meclis’e girmesi ve siyasi yasaklıyken, parti dışından Başbakan
olmasının ortaya çıkaracağı garabet ve demokratik rejim açısından
doğuracağı tepki ve sonuçlar da üzerinde çok iyi durulması gereken bir
faktör olacaktır.”
FIRAT’A SERT TEPKİ
Bahçeli, konuşmasında,
Atatürk devrimlerinin Türk toplumu üzerinde travma yarattığını söyleyen
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat’a da tepki
gösterdi. Fırat’ın beyanlarının yüz kızartıcı ve utanç vesilesi
olduğunu ifade eden Bahçeli, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş
esaslarına meydan okuyan bu şahıs; Türkiye’de bugün yaşanan kaosun
sorumlusu olarak Atatürk dönemini suçlamak cüretini göstermiş ve
ümmetten milli devlete geçiş sürecini bir travma olarak nitelendirerek,
cumhuriyetle sorunlu ve kavgalı geçmişinin hıncını bu hezeyanlarla dışa
vurmuştur. Burada temel sakatlık bugünkü krizle cumhuriyetin başlangıç
yılları arasında kurulmaya zorlanan sebep-sonuç ilişkisidir. En büyük
özelliği söylediklerini sıkışınca inkar eden bir siyaset anlayışının
temsilcisi olan bu kafanın bu yöndeki çabaları çirkin yüzlerini artık
saklayamayacaktır.” Diye konuştu.
“BUNLAR SİYASETTEN TASFİYE EDİLMEDİKÇE TÜRKİYE ÖNÜNÜ GÖREMEYECEK”
Devlet
Bahçeli, yaşanan sürecin ‘varlık nedenleri demokrasi olan siyasi
partilerin, bunu katletmek için yarışa girdikleri toplu bir siyasi
iflas tablosu’ olduğunu savunarak, dış müdahalelere kesintilere ve ara
rejim heveslerine karşı korumaya çalıştıkları demokrasinin içerden
katledildiğini söyledi. Sorumsuz siyaset anlayışının Türkiye’ye
vereceği hiçbir şey kalmadığını ifade eden Bahçeli, “milli vicdanda
mahkum olan bu zihniyetler siyaset sahnesinden tasfiye edilmedikçe
Türkiye önünü göremeyecektir. Belki bazı siyaset tacirleri için son
yurdumuz Türkiye ile ilgili bir gelecek ve ikamet planları olmayabilir.
Sığınmayı düşündükleri yerlerde yaşamayı içlerine sindirenler
çıkabilir. Ancak biz Türk milleti olarak ne pahasına olursa olsun
buradayız” dedi.
“SOSYAL KENELERİN YOL AÇTIĞI ADALETSİZ YAPI…”Bahçeli
grup toplantısında ekonomideki gelişmeleri de değerlendirdi. İşsizlik
oranının yüzde 10.7’ye çıktığını belirten Bahçeli, “konunun ciddiyetini
anlamaktan tamamen uzak olan AKP hükümeti, başka mecralarda kendi
yandaşlarını devlet imkanlarıyla zenginleştirmekle meşguldür. Başbakan
Erdoğan ve aziz milletimizden geçinen sosyal kenelerin yol açtığı
adaletsiz yapı içinde, işsizin, mağdurun sesi ne hazindir ki
duyulmamaktadır” dedi, vatan
Bayanlara yaz makyajı tüyoları
Yaz geldi peki ya makyajınız ? İşte yaz makyajı için pratik öneriler...
Yaz gecelerinde bronzluğunuz
kadar makyajınızla da dikkat çekmek istiyorsanız tercihiniz doğal
tonlarda kozmetik ürünlerinden yana olsun.
Yazın cildimizin
nemlendirilmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacı olur. Bunun için
güneşlenirken mutlaka koruma kremi, güneşlendikten sonra da
nemlendirici krem kullanın. Yapacağınız makyajın güzel görünmesinin ilk
şartının temiz ve iyi nemlendirilmiş bir cilt olduğunu da unutmayın.
İşte makyaja başlamadan önce mutlaka yapmanız gerekenler:
* Yağlı bir cilde sahipseniz temizleyici olarak jelleri tercih edin.
*
Cildiniz normalse, her zamanki temizleme ürünlerinizi kullanmaya devam
edebilirsiniz. Bunlara ek olarak güneş koruması içeren bir nemlendirici
kullanmanızda fayda var.
* Kuru bir cilt tipine sahipseniz,
cildinizi iyice temizlediğinizden emin olun ve kuru ciltler için uygun
olan nemlendiricileri düzenli olarak kullanın.
Göz çevremiz
hassas bölgedir ve düzenli olarak nemlendirilmeye ihtiyaç duyar. Göz
çevresini yeterince nemli tutmak için gece ve gündüz göz kremi
kullanın. Makyaja başlamadan önce göz altı kapatıcınızın teninizde
pürüzsüz durmasını sağlamak için göz altınıza parmaklarınızın ucuyla
nemlendirici sürün. Dilerseniz kapatıcıyı bir fırça yardımıyla kaş
çizginize kadar uygulayabilirsiniz.
Yaz aylarında çoğu zaman
fondöten kullanmak pek tercih edilmez. Ama kuru bir cilde sahip olanlar
özelikle gece makyajında fondöteni tercih edebilir. Bir sonraki adım
olarak pudrayla fondöteninizin iyice oturmasını sağlayın. Pudrayı bir
süngerle uygulayabilir, fazlalıkları da birkaç fırça darbesiyle yok
edebilirsiniz.
Göz makyajınıza kaş renginize uygun tonda bir göz
farı seçerek başlayın. Farı, göz kapağınıza bir fırça yardımıyla
uyguladıktan sonra alt kirpik çizginizi de koyu tonda bir farla
belirginleştirin. Dilerseniz ardından siyah renk eyeliner ile üst göz
kapağınızın hattına ince bir çizgi çekin. Kaşlarınızı da kaş
şekillendiricisiyle düzeltin. Son adım olarak da kirpiklerinize iki kat
rimel sürün.
Bronz görünümünüzü korumak için, güneşin yüzünüze
doğal olarak geldiği bölgelere (yanaklar, alın, burun ve çene) bir
fırçayla bronz tonunda allık sürün. Elmacık kemiklerinizden başlayarak
yukarı saç diplerinize doğru yumuşak tonda pembe allık da
uygulayabilirsiniz.
Dudaklarınızı boyarken onların ihtiyaçlarını
da göz önünde bulundurun. Kullanacağınız rujun rengi kadar
dudaklarınızı beslemesinin, nemlendirmesinin ve korumasının da önemli
olduğunu unutmayın. Bunun için SPF bazlı, yani koruma faktörü içeren
rujlar seçmeniz daha doğru olur.
Yaz makyajınızı tamamlamak için
dudaklarınıza doğal tonda bir ruj sürmeyi tercih edin. Bu daha parlak
ve sağlıklı bir görünüme kavuşmanızı sağlar. Dudaklarınızın daha
belirgin hale gelmesini isterseniz rujunuzun üzerine parlatıcı
uygulayın.