Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

GİZLİCAM

15 tane "haber" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"haber" tagli diger ogeler resimler , videolar

Avrupalı bankaların 90 milyar euroya ihtiyacı var

Kredi krizinin yabancı bankalara faturası her geçen gün kabarıyor. Yatırım bankası Goldman Sachs, Avrupa bankalarının kredi piyasalarındaki düşüş ortamında finansal rasyolarını koruyabilmesi için 60 ila 90 milyar euroya ihtiyaç duyabileceğini açıkladı

ABD’de ortaya çıkan kredi krizi Avrupalı bankaları da olumsuz etkilemeye devam ediyor. Uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs, Avrupa bankalarının kredi piyasalarındaki düşüş ortamında finansal rasyolarını cari seviyelerde tutubilmek için 60-90 milyar euroya ihtiyaç duyabileceğini açıkladı. Banka yatırımcıları için iki ana endişe kaynağı olduğuna dikkat çekilen Goldman Sachs’ın raporunda, “Bunlar düzenleyici baskılar ve Avrupa kredi döngüsündeki keskin dönüş. Düzenleyici baskılara ek olarak kredi kayıplarının 1990’ların başındaki seviyelere dönmesi halinde bankaların sermaye ihtiyacı 90 milyar euroyu bulabilir” denildi. Mortgage krizi nedeniyle bugüne kadar toplam 38 milyar dolar zarar yazan İsviçreli bankacılık devi UBS, yılın ikinci çeyreğinde, yeni bir büyük zarardan, büyük vergi kredisiyle kurtulacağını tahmin ettiğini bildirdi.

UBS, ikinci çeyreği başabaş veya hafif zararla kapatmayı umduğunu ve buna 2.96 milyar dolarlık vergi kredisinin katkısının olacağını belirtti. Moody’s’in dün kredi notunu düşürdüğü UBS, piyasaların daha da kötüleşmesinin yatırım bankacılığı bölümünün daha önce açıklanan riskli pozisyonlarında değer düşüklükleri yazılmasına ve zarara yol açtığına dikkat çekti. UBS’in 2.5-7.5 milyar dolar daha zarar yazacağı ve yeni sermaye artırımına ihtiyacı olacağı söyleniyordu.

Kriz en çok UBS’i vurdu

Kurum Zarar (milyar dolar)

UBS 38

Merrill Lynch 25.1

Citigroup 23.9

HSBC 12.4

Morgan Stanley 11.7

IKB Deutsche 9

Bank of America 8.2

Deutsche Bank 7.4

Credit Agricole 6.5

Credit Suisse 6.3

Washington Mutual 5.8

JPMorgan Chase 5

Wachovia 4.9

Akbank, Web TV hizmetine başladı

Akbank, bankacılık sektöründe Web TV hizmetini başlattı. Akbank’tan yapılan yazılı açıklamada, Akbank’ın bankacılık sektöründe Web TV hizmetini başlatan “ilk” banka olduğu bildirildi. Akbank müşterileri, “www.akbank.com” adresinde dolaşırken ya da internet şubesinden işlem yaparken ekonomi ve finansla ilgili ünlü isimlerin katıldığı TV programlarını da izleyebilecekler

Çekinmeden öpüşüyorlar


Çekinmeden öpüşüyorlar!

Ünlüler farklı olmayı, tabulara rağmen diledikleri gibi yaşamayı seviyor. Her ortamda öpüşmek de buna dahil...

İlk defa görüntülendi



ABD'yle yaşanan gerilimlerle sık sık dünya gündemine gelen İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ı tanımayan yok. Ancak karısıyla ilk defa görüntülendi.

Ahmedinejad Tahran'da bir konferans sırasında konuk cumhurbaşkanını eşiyle birlikte ağırladı Ancak yine de Ahmedinejad'ın karısını tanımak çok zor. Kara çarşaf içinde olan İran first ladysi siyah bir gözlük takmış.

Ahmedinejad'ın karısının kaç yaşında olduğu ve isminin ne olduğuda kamuoyu tarafından bilinmiyor.

     

Bahçeli'den Fırat'a sert tepki

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Dengir Mir Mehmet Fırat’a sert tepki gösterdi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat’a sert tepki gösterdi. Fırat’ın açıklamalarının her yönüyle yüz karası ve utanç vesilesi olduğunu ifade eden Bahçeli, “Burada temel sakatlık bugünkü krizle cumhuriyetin başlangıç yılları arasında kurulmaya zorlanan sebep sonuç ilişkisidir. En büyük özelliği söylediklerini sıkışınca inkar eden bir siyaset anlayışının temsilcisi olan bu kafanın bu yöndeki çabaları çirkin yüzlerini artık saklayamayacaktır.”diye konuştu. Başbakan Erdoğan’ın kapatma davasının açılmasının ardından sergilediği profilin, demokrasi, milli irade ve rejim derdine değil kendi derdine düşmüş bir siyasetçinin görüntüsü olduğunu belirten Bahçeli, “Başbakan Erdoğan esmiş, gürlemiş ancak bunun arkasından tek damla yağmur gelmemiştir” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısında son siyasi ve ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Yaşanan yüksek ateşli ve gerilimli kriz ortamının tehlikeli bir mecrada giderek ağırlaşmakta olduğunu, bunun Türkiye’ye çok ciddi bir siyasi ve toplumsal fatura çıkaracağını ifade eden Bahçeli, “sorumlu ve basiretli siyasetin yerini küçük hesaplara dayalı bulanık suda balık avlama siyaseti almıştır.” dedi. Yaşanan süreçte, TBMM’nin gelişmeleri seyirci gibi izlemekle yetindiği eleştirisinde bulunan Bahçeli, “Türkiye Büyük Millet Meclisi, adeta kaderci bir anlayışla bu konuda tam bir atalet içine girmiştir. Siyasi diyalog kanalları açılamamış, demokratik rejimin geleceği şahsi hesapların ve ihtirasların ipoteği altına sokulmuştur” diye konuştu.

“AKIL TUTULMASI DEĞİL VİCDAN TUTULMASI”Bahçeli, grup konuşmasında TÜSİAD’ın konvansiyon önerisini de eleştirdi. Türkiye’nin bugün çok büyük tehlikelere açık, çok ciddi bir bunalımla karşı karşıya olduğunu ifade eden Bahçeli, sivil toplum örgütlerinin krizden çıkış sürecine doğru tespit ve teşhislere dayalı bir değerlendirme yaparak katkıda bulunabileceklerini ifade eden Bahçeli, şunları söyledi:

“Bu yapılmaksızın siyaset sahnesinde yaşananların adı doğru konulmaksızın, bunları ‘kör döğüş’ olarak nitelendirmenin ve sorumluluk açısından muhataplarını açıkça belirtmeden birçok siyasetçinin vahim bir ‘akıl tutulması’ yaşadığını söyleyerek anonim ve toptancı suçlamalarda bulunmanın, ‘fikri namus ve vicdan tutulması’ olacağı unutulmamalıdır. Bugün yaşananların baş sorumlusu olan Başbakan’ı ve hükümetini adres göstermeden, muhatabı belirsiz ortalama suçlamalarla sorumluluğu herkese seyyanen paylaştıran bir yaklaşım, krizden çıkışa hiçbir katkıda bulunamayacağı gibi bunun ciddiye alınması da herhalde beklenemeyecektir.”

Bugüne kadar şahsi ve kurumsal çıkar hesaplarıyla Türkiye’nin her alanda adım adım bir çöküntü ve kriz ortamına sürüklenmesine ses çıkarmayanların şimdi yapmaları gerekenin dürüst ve namuslu bir vicdan muhasebesi olduğunu ifade eden Bahçeli, Türkiye’nin en geniş uzlaşma ile anayasanın yenilenmesine ihtiyacı olduğunu ancak bunun siyasi istikrarın hüküm sürdüğü bir ortamda yapılabileceğini söyledi. Bugün yaşanan kriz ortamında kapsamlı bir anayasa değişikliği için vazgeçilmez ön şart olan siyasi istikrardan bahsedilemeyeceğini söyleyen Bahçeli, “hal böyle iken siyasal ve toplumsal mutabakatı sağlamak için ilk adım olarak anayasa değişikliği önerisiyle ortaya çıkmak ve bunun için ABD ve AB’den alınan ve Türkiye’nin bünyesine yabancı konvansiyon modellerini tartışmaya açmak olsa olsa basiret ve öngörü tutulması olarak görülecektir. Bu konuda kuruluş amaçları ve faaliyet alanları dışında hiçbir kurum ve kuruluşun kendisine özel misyon biçmeye çalışmasının ve kendisini yasama erki yerine koymasının meşru bir temeli olmayacağı unutulmamalıdır” diye konuştu.

“BAŞBAKAN KENDİ DERDİNE DÜŞTÜ”Yaşanan çıkmazın en büyük sorumlusunun Başbakan olduğunu belirten Bahçeli, Erdoğan’ın vakit çok geç olmadan ülkesini ve milletini şahsi ve parti hesaplarının önünde tutan bir durum değerlendirmesi yapması gerektiğini söyledi. Milli irade ile yargıyı karşı karşıya getirmenin hiç kimseye fayda sağlamayacağını kaydeden Bahçeli, Erdoğan’a şu sözlerle yüklendi:
“Başbakan’ın bu süreçte sergilediği profil, demokrasi, milli irade ve rejim derdine değil, kendi derdine düşmüş bir siyasetçinin görüntüsüdür. Başbakan Türkiye’nin geleceğini değil kendi siyasi geleceğini kurtarmak ve ne pahasına olursa olsun dokunulmazlık zırhına bir şekilde tutunmak için çırpınmaktadır. Bu uğurda Türkiye’yi, demokratik rejimi ve partisi feda etmeye hazırdır. Bağımsız aday olma arayışlarına girilmesinin arkasında, kendi kurtarma psikolojisi yatmaktadır. Başbakan’ın hazır olduğunu söylediği alternatif planların tümü, kendisini kurtarmayı amaçlamaktadır. Krizden çıkış arayışlarında kendisini kurtaracak dokunulmazlık kapısı yoksa, Başbakan da bu çabalarda yoktur. Başbakan bunun kendisine hayır getirmeyeceğini, demokrasi dışı zorlamaların Türkiye’ye büyük bir kötülük olacağını artık idrak etmelidir.Türkiye’nin ihtiyacı olan Başbakan’ın oyun planı değil, demokrasinin kurtuluş planıdır.”
“ERDOĞAN ESTİ GÜRLEDİ ANCAK YAĞMADI”
Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın yaşanan süreçte Meclis’in iradesine ipotek koymanın milli iradeye tavır almak olduğunu söylediğini ancak Meclis’in hangi somut adımları atması gerektiği konusunda sessiz kaldığını da ifade ederek “Başbakan Erdoğan esmiş ve gürlemiş ancak bunun arkasından tek damla yağmur gelmemiştir. İçi boş bir milli irade edebiyatı yapan Başbakan, kendi tanımıyla kabul edilemez olan milli iradeye müdahale karşısında, 340 kişilik meclis çoğunluğuyla ne yapacağını açıkta bırakmış ve bu konuda somut ve kararlı bir tavır alma cesaretini gösteremeyerek milletin emanetinden ve bunun korunmasından ne anladığını bir kere daha gözler önüne sermiştir” dedi.

SENARYOLARI DEĞERLENDİRDİ: EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMAYABİLİR
Devlet Bahçeli grup konuşmasında, AKP’nin kapatma davasının ardından gündeme gelen senaryoları da değerlendirdi. Senaryoların bir bölümünün AKP kaynaklı olduğunu belirten Bahçeli, “evdeki hesabın her zaman çarşıya uymayabileceği” uyarısında bulundu. Siyasetin en kötü durum senaryosuna şimdiden hazırlıklı olması gerektiğini belirten Bahçeli, şöyle konuştu:
“Sert fırtınaların eseceği böylesine kaygan bir zeminde, bu konularda önceden yapılan planların sorunsuz biçimde uygulamaya konulmasında bazı güçlüklerle karşılaşılması çok muhtemeldir. Kapatılan bir siyasi partinin devamı niteliğinde yeni parti kurulamayacağını amir Anayasa hükmü de bu süreçte hesaba katılması gerekecek bir hukuk süzgecidir. AKP’nin kapatılması halinde bundan sonra başlatılacak yeni bir parti çatısı altında toplanma süreci, bu açıdan hukuki sorunları beraberinde getirebilecektir. Yasak kapsamı dışında kalacak milletvekillerinin yeni partiye topluca katılmaları, yapılacak bir erken genel seçimde topluca aday olmaları ve bu yeni parti oluşumunun yasaklı başbakan tarafından yönlendirilmesi yeni bir kapatma davası için hukuki karine olabilecektir. Fiil ve eylemleriyle partisinin kapatılmasına neden olan ve siyasi yasaklı olarak beş yıl süreyle başka bir partinin üyesi ve yöneticisi olamayacak bir kişinin, bağımsız aday olarak yeniden Meclis’e girmesi ve siyasi yasaklıyken, parti dışından Başbakan olmasının ortaya çıkaracağı garabet ve demokratik rejim açısından doğuracağı tepki ve sonuçlar da üzerinde çok iyi durulması gereken bir faktör olacaktır.”
FIRAT’A SERT TEPKİ
Bahçeli, konuşmasında, Atatürk devrimlerinin Türk toplumu üzerinde travma yarattığını söyleyen AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat’a da tepki gösterdi. Fırat’ın beyanlarının yüz kızartıcı ve utanç vesilesi olduğunu ifade eden Bahçeli, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş esaslarına meydan okuyan bu şahıs; Türkiye’de bugün yaşanan kaosun sorumlusu olarak Atatürk dönemini suçlamak cüretini göstermiş ve ümmetten milli devlete geçiş sürecini bir travma olarak nitelendirerek, cumhuriyetle sorunlu ve kavgalı geçmişinin hıncını bu hezeyanlarla dışa vurmuştur. Burada temel sakatlık bugünkü krizle cumhuriyetin başlangıç yılları arasında kurulmaya zorlanan sebep-sonuç ilişkisidir. En büyük özelliği söylediklerini sıkışınca inkar eden bir siyaset anlayışının temsilcisi olan bu kafanın bu yöndeki çabaları çirkin yüzlerini artık saklayamayacaktır.” Diye konuştu.

“BUNLAR SİYASETTEN TASFİYE EDİLMEDİKÇE TÜRKİYE ÖNÜNÜ GÖREMEYECEK”
Devlet Bahçeli, yaşanan sürecin ‘varlık nedenleri demokrasi olan siyasi partilerin, bunu katletmek için yarışa girdikleri toplu bir siyasi iflas tablosu’ olduğunu savunarak, dış müdahalelere kesintilere ve ara rejim heveslerine karşı korumaya çalıştıkları demokrasinin içerden katledildiğini söyledi. Sorumsuz siyaset anlayışının Türkiye’ye vereceği hiçbir şey kalmadığını ifade eden Bahçeli, “milli vicdanda mahkum olan bu zihniyetler siyaset sahnesinden tasfiye edilmedikçe Türkiye önünü göremeyecektir. Belki bazı siyaset tacirleri için son yurdumuz Türkiye ile ilgili bir gelecek ve ikamet planları olmayabilir. Sığınmayı düşündükleri yerlerde yaşamayı içlerine sindirenler çıkabilir. Ancak biz Türk milleti olarak ne pahasına olursa olsun buradayız” dedi.

“SOSYAL KENELERİN YOL AÇTIĞI ADALETSİZ YAPI…”Bahçeli grup toplantısında ekonomideki gelişmeleri de değerlendirdi. İşsizlik oranının yüzde 10.7’ye çıktığını belirten Bahçeli, “konunun ciddiyetini anlamaktan tamamen uzak olan AKP hükümeti, başka mecralarda kendi yandaşlarını devlet imkanlarıyla zenginleştirmekle meşguldür. Başbakan Erdoğan ve aziz milletimizden geçinen sosyal kenelerin yol açtığı adaletsiz yapı içinde, işsizin, mağdurun sesi ne hazindir ki duyulmamaktadır” dedi, vatan

Bayanlara yaz makyaji tuyoları

Bayanlara yaz makyajı tüyoları

Yaz geldi peki ya makyajınız ? İşte yaz makyajı için pratik öneriler...



Yaz gecelerinde bronzluğunuz kadar makyajınızla da dikkat çekmek istiyorsanız tercihiniz doğal tonlarda kozmetik ürünlerinden yana olsun.

Yazın cildimizin nemlendirilmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacı olur. Bunun için güneşlenirken mutlaka koruma kremi, güneşlendikten sonra da nemlendirici krem kullanın. Yapacağınız makyajın güzel görünmesinin ilk şartının temiz ve iyi nemlendirilmiş bir cilt olduğunu da unutmayın.

İşte makyaja başlamadan önce mutlaka yapmanız gerekenler:

* Yağlı bir cilde sahipseniz temizleyici olarak jelleri tercih edin.

* Cildiniz normalse, her zamanki temizleme ürünlerinizi kullanmaya devam edebilirsiniz. Bunlara ek olarak güneş koruması içeren bir nemlendirici kullanmanızda fayda var.

* Kuru bir cilt tipine sahipseniz, cildinizi iyice temizlediğinizden emin olun ve kuru ciltler için uygun olan nemlendiricileri düzenli olarak kullanın.

Göz çevremiz hassas bölgedir ve düzenli olarak nemlendirilmeye ihtiyaç duyar. Göz çevresini yeterince nemli tutmak için gece ve gündüz göz kremi kullanın. Makyaja başlamadan önce göz altı kapatıcınızın teninizde pürüzsüz durmasını sağlamak için göz altınıza parmaklarınızın ucuyla nemlendirici sürün. Dilerseniz kapatıcıyı bir fırça yardımıyla kaş çizginize kadar uygulayabilirsiniz.

Yaz aylarında çoğu zaman fondöten kullanmak pek tercih edilmez. Ama kuru bir cilde sahip olanlar özelikle gece makyajında fondöteni tercih edebilir. Bir sonraki adım olarak pudrayla fondöteninizin iyice oturmasını sağlayın. Pudrayı bir süngerle uygulayabilir, fazlalıkları da birkaç fırça darbesiyle yok edebilirsiniz.

Göz makyajınıza kaş renginize uygun tonda bir göz farı seçerek başlayın. Farı, göz kapağınıza bir fırça yardımıyla uyguladıktan sonra alt kirpik çizginizi de koyu tonda bir farla belirginleştirin. Dilerseniz ardından siyah renk eyeliner ile üst göz kapağınızın hattına ince bir çizgi çekin. Kaşlarınızı da kaş şekillendiricisiyle düzeltin. Son adım olarak da kirpiklerinize iki kat rimel sürün.

Bronz görünümünüzü korumak için, güneşin yüzünüze doğal olarak geldiği bölgelere (yanaklar, alın, burun ve çene) bir fırçayla bronz tonunda allık sürün. Elmacık kemiklerinizden başlayarak yukarı saç diplerinize doğru yumuşak tonda pembe allık da uygulayabilirsiniz.

Dudaklarınızı boyarken onların ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurun. Kullanacağınız rujun rengi kadar dudaklarınızı beslemesinin, nemlendirmesinin ve korumasının da önemli olduğunu unutmayın. Bunun için SPF bazlı, yani koruma faktörü içeren rujlar seçmeniz daha doğru olur.

Yaz makyajınızı tamamlamak için dudaklarınıza doğal tonda bir ruj sürmeyi tercih edin. Bu daha parlak ve sağlıklı bir görünüme kavuşmanızı sağlar. Dudaklarınızın daha belirgin hale gelmesini isterseniz rujunuzun üzerine parlatıcı uygulayın.

Ankara'da polis müdahale etti

Ankara’da Sıhhiye Meydanı’nda yapılan 1 Mayıs kutlamalarında ÖDP’li grubun arama noktasından geçişi sırasında gerginlik yaşandı. Polis, ÖDP’li gruba gaz bombası ile müdahale etti.
İstanbul’un ardından Ankara'daki 1 Mayıs kutlamalarında da gerginlik yaşanıyor.

Sıhhiye Meydanı’nda grupların alınması sırasında ÖDP’li bir grupla polis arasında gerginlik yaşandı. Gerginlik taşlı sopalı kavgaya dönüştü. Sıhhiye Meydanı’ndaki arama noktasında ÖDP’li bir grup ile polis arasında çıkan çatışmada polis gaz bombası attı. Bazı gösterici ve polisler gaz bombasından etkilendi. Bazı göstericiler yaralandı. Anons araçlarından grupların sakin olması gruplar içinde çocuklar olduğu ve gereksiz gerginliğe izin verilmemsi istendi.



Bu arada rüzgarla birlikte dağılan gaz, grubu daha da çok etkiledi. Olayların ardından kapatılan arama noktaları ise bir süre sonra tekrar açıldı ve alana girişler başladı.

Bu arada, alana girişlerin tamamlanmasından sonra miting başladı. Arama noktalarındaki tüm polisler çekildi. Kapılar açıldı ve tüm grupların alana girmesi sağlandı.

Öte yandan Sıhhiye meydanındaki cam bariyerlerin çoğu kırıldı. Gruplar arasında zaman zaman gerginliklerin yaşandığı mitingte, CnnTürk Kameramanı Cüneyt Ünal da taşlı sopalı kavga sırasında yaralandı.

AKP: Sendikacılık, kabadayılık değil

AKP: Yasak "toplumsal menfaat" gereği AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir
Mehmet Fırat, AK Parti hakkındaki kapatma davasıyla ilgili olarak,
"Bağımsız ve tarafsız hakimlerin bulunduğu, hukukun hakim olduğu bir
ülkede yaşadığımıza inanıyorum ve adalet içerisinde karar verileceği
kanısındayım" dedi.

Fırat, Bursa Büyükşehir Belediyesince restorasyonu tamamlanan tarihi
Balibey Hanı'nın açılış töreninin ardından, gazetecilerin sorularını
yanıtladı.

Bir gazetecinin kapatma davasıyla ilgili görüşlerini sorması üzerine
Fırat, bugün açılışı gerçekleştirilen Balibey Hanı'nın 500 yıllık
olduğunu belirterek, kendisini dünyanın süper gücü olarak tanımlayan
ABD'nin tarihinin 200 yıl olduğuna dikkati çekti.

Fırat, Türkiye'nin, millet olma şuuru çok gelişmiş bir ülke olduğunu
ifade ederek, "Birileri yanlış anlıyor, okumak bilgi sahibi olmak çok
güzel şey. Ama toplumsal bilinç dediğimiz ayrı bir şey. Çünkü binlerce
yılın deneyiminin toplanması çok önemli. Bu milletin bir ferdi olmak
bana çok büyük kıvanç veriyor. Bazı yerlerde moralimiz kırılabilir, ama
bu milleti arkanızda ya da yanınızda gördüğünüz zaman o azim yeniden
gelir. Ben, emekli bir hukukçuyum, hukukçuluktan istifa etmiş bir
hukukçuyum. Ama prensip itibariyle yargı sürecinin nasıl olacağını,
sonucunun ne olacağını kestirebilmek mümkün değil. Bağımsız ve tarafsız
hakimlerin bulunduğu, hukukun hakim olduğu bir ülkede yaşadığıma
inanıyorum ve adalet içerisinde karar verileceği kanısındayım" diye
konuştu.

"Kapatma davasıyla ilgili savunmada ön plana çıkardığınız başlıklar
nelerdi?" şeklindeki bir başka soruyu Fırat, "Hukuk, hukuk, hukuk"
diye yanıtladı.

-"SENDİKACILIK, KABADAYILIK YAPMAKLA EŞ ANLAMA GELMEZ"-

Dengir Mir Mehmet Fırat, bir gazetecinin, "Toplumsal bilincin bugün
Taksim'de yerine getirileceği görüşünde misiniz? Bunu toplumsal bilinç
olarak değerlendiriyor musunuz?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:
"Hayır değilim, o toplumsal bir bilinç değildir. Çünkü toplumsal
bilinç, birbirinize saygı gösterdiğiniz bir toplumu ifade eder. Eğer
genel bir kaide konulmuşsa ve siz bu genel kaidenin dışında kendinizi
farz ediyorsanız, o yanlış bir şey. Toplumsal bir menfaat vardır,
toplumun güvenliği vardır ve bunlar önceliklidir. Orada çok dar bir alan
içerisinde daha önceki kötü deneyimleri de bilerek, Allah korusun bir
vatandaşımızın tırnağı dahi koparsa bunun vicdan azabını kimsenin
çekebileceği, bu yükü kimsenin kaldırabileceği kanısında değilim.

Dolayısıyla benim için kutsal olan emeğin de insanları rahatsız eden
değil, herkesin de katılımını sağlayarak, neşe ve coşku içerisinde
kutlanması gerekir. Bu Taksim'de de Okmeydanı'nda da kırlarda da
olabilir."

Kutlamaların, devlet nerede göstermişse, nerede emniyet tedbirlerini
almışsa orada yapılması gerektiğini ifade eden Fırat, şunları kaydetti:
"Bunu devlet ile bir yarış haline getirmenin çok doğru olduğu kanısında
değilim. Eğer başka bir kuruluş Taksim'de kutlama yapmışsa, buna istisna
olarak işçilerimize 'Hayır' denilmişse, bunu kabul ederim. Ama siyasi
partiler, dernekler, vakıflar, sivil toplum kuruluşu örgütlerimiz, yani
herkes buna uymuşsa, işçilerimiz de uymak zorundadır. Sendikacılık,
kabadayılık yapmakla eş anlama gelmez. O bakımdan biz işçilerimizin,
emekçilerimizin gününü candan kutluyoruz ve huzur içinde daha nice 1
Mayıslara diyoruz."  vatan


ne, tice, me, se,

ti,sizelja, mog, zivota